Stay Signed In
Do you want to access your site more quickly on this computer? Check this box, and your username and password will be remembered for two weeks. Click logout to turn this off.
Stay Safe
Do not check this box if you are using a public computer. You don't want anyone seeing your personal info or messing with your site.
Cem Uzan iktidara gelmeleri durumunda 1 dönem siyaset yapacağını söyledi. Siyasetin bir meslek olmaktan çıkarılması gerektiğini kaydeden Uzan, partisinin siyasette kalıcı olduğunu ispatladığını, iktidar olmaları durumunda 1 dönemlik çalışmanın sonunda siyaseti bırakacağını belirtti.
Uzan, 2002 seçimlerinden sonra çelişmelerine ara vermediklerini ancak “siyasi lince” uğradıklarını kaydetti. Söz konusu dönemde önemli bir ismin “siyaseti bırakmasını” istediğini belirterek, “Aileme yapılan tüm haksızlıklar siyaseti bırakmam için yapıldı. Yeri zamanı geldiğinde bana ‘siyaseti bırak’ diyen ismi açıklayacağım” şeklinde konuştu.
Uzan, HaberTürk televizyonunda Taki Doğan’ın sorularını yanıtladı ve güncel konularda değerlendirmede bulundu. 2002 seçimlerinde kendisinin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın iki yeni lider olarak yüzde 40 oranında oy topladığını ancak Erdoğan’ın denendiğini söyleyen Uzan, “Bu kez Türkiye beni deneyecektir” dedi. Seçimlerden sonra AKP ile olası bir koalisyona “asla” diyen Uzan, Genç Partinin şu anda baraj gibi bir sıkıntısı olmadığını, oy oranlarının yüzde 11 dolaylarında göründüğünü söyledi.
VATANDAŞIN BİRLİK TALEBİNİ 6 AY ÖNCE GÖRDÜK
Cem Uzan, Cumhuriyet mitinglerinde dile getirilen AKP’ye karşı birlik talebini altı ay önce gördüklerini, Genel Başkan Yardımcısı Emin Şirin’in üç partiyle bu konuda görüştüğünü söyledi. “Ankara’da nezaket, zayıflık olarak algılanabiliyor” şeklinde konuşan Uzan, diğer partilerin birlikte hareket etme konusunda sıcak yaklaşmadığını söyledi.
CHP-DSP görüşmelerinde sandalye sorunu yaşandığını söyleyen Uzan, “Bu da önemli tabi ama iş planı üzerinden görüşmemiz gerekir. Mesela ekonominin yönetiminde kim olacak. Bütün bunlara kadar detaylı bir çalışma sonucunda, biz işbirliğine gideriz. Bunlar olmadan bir işbirliği olmaz” dedi. İyi planlanmış işbirliklerine her zaman açık olduklarını belirten Uzan parti örgütünün, tabanının ve yöneticilerinin eğiliminin seçimlere tek başına girmekten yana olduğunu vurgulayarak, “Genç Parti seçimde tek başına yer alacak” dedi. Uzan, “Vatandaş bizi bekliyor. Biz tek başımıza meydanlara çıkıyoruz. Barajı aşmış bir partiyiz. Bizim için seçime 70 gün var” diye konuştu.
ZAMANI GELDİĞİNDE O İSMİ AÇIKLAYACAĞIM
2002 seçimleri için “Eskilerin emekli olma durumu hasıl oldu ve onları emekli ettik” diye konuşan Uzan, çalışmalarını seçim sonrasında da sürdürdüklerini ve oy oranlarını yüzde 18-20’lere taşıdıklarını savundu. “Sonra malum olaylar, siyasi linç başladı” diyen Uzan, önemli bir ismin, kendisinden “siyaseti bırakmasını” istediğini belirterek “Ailemle yapılan tüm haksızlıklar siyaseti bırakmam için yapıldı. Yeri zamanı geldiğinde bana ‘siyaseti bırak’ diyen ismi açıklayacağım” şeklinde konuştu.
Genç Parti lideri Uzan, aceleye geldiğini ifade ettiği Anayasa değişikliği sürecinin, cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan süreçle oldukça benzer özellikler taşıdığını kaydetti.“Bu değişikliğin yapılması, son 70 gününe giren bir parlamentoya ahlaki olarak, etik olarak yakışmıyor” diyen Uzan, cumhurbaşkanını halkın seçmesi düzenlemesinin değil, bunun görev süresi sona ermiş bir Meclis tarafından yapılmak istenmesinin yanlış olduğunu söyledi.
Uzan şöyle konuştu: “Görev süresi bitmiş bir parlamentonun cumhurbaşkanı seçimine gitmesinin yanlışlarını gördük. Şimdi aynı süreç yaşanıyor. Görevi Anayasa gereği bitirilmiş, zorla gönderilmiş bir parlamento, kötü anlamda değmiyorum ama rejimi değiştirebilecek değişiklikler yapıyor. İnsanların konuşa konuşa anlaştığı Türkiye’ye bu yakışmıyor…
AKP’nin taktiği bir gerginlik ortamı yaratmak, bir kutuplaşma yaratmak. Ama evdeki hesap çarşıya uymayacak göreceksiniz.”
GÜL İLE GÖRÜŞME, İKİMİZ İÇİN DE ZAMAN KAYBI
Cem Uzan, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığını açıklamasının ardından kendisine randevu vermemesi ile ilgili olarak “Benim de Abdullah Bey’in de harcayacak zamanımız yoktu” dedi. Görüşme gündeminde tek madde olduğunu belirten Uzan, “Bu konudaki görüşlerimiz bellidir, o yüzden görüşmeye ve spekülasyonlara gerek yoktu” diye konuştu. Irak tezkeresi döneminde Dışişleri Bakanı olarak Abdullah Gül’ün kendisini davet ettiğini ve görüş alışverişi yaptıklarını kaydeden Uzan, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk tur oylamasındaki 367 tartışmasında taraf olmak istemediklerini ifade etti. Uzan, “Sevgili dostumuz Ağar’ın nasıl bir ihanete uğradığını gördük. Bizim partimizde bunu yapacak hiç kimse yoktur tabi ama biz bu küçük hesapların içinde yer almak istemedik” diye konuştu.
VAATLERİN HEPSİ HESAPLI KİTAPLI
Cem Uzan, Genç Parti’ye yeni katılan Yargıtay eski Genel Sekreteri Uğur İbrahimhakkıoğlu’nun hazırlamakta olduğu bir yargı reform paketi olduğunu, iktidar olmaları durumunda davaların yıllarca sürmesine son vereceklerini de belirtti.Vaatlerinin popülist yaklaşımlar olarak değerlendirilmesini eleştiren Uzan, “Bu vaatlerin hepsi hesaplanmış hesaba kitaba dayanan vaatlerdir. Ben hizmet için girdim siyasete, makam için girmedim” diye konuştu. 2002’deki vaatlerinin iktidar tarafından uygulandığını ifade eden Uzan, “IMF’den onay almış olsalardı benim gıda indirimimi de gerçekleştireceklerdi” dedi.
CEM UZAN: BENİ KESEBİLİRSİN, ÖLDÜREBİLİRSİN AMA BANA İNANAN İNSANLARA İHANET ETTİREMEZSİN!!!
Cem Uzan Türk Basınında evinin kapılarını ilk kez Turktime’a açtı ve Talat Atilla’ya gündemle ilgili flash açıklamalarda bulundu.
Cem Uzan’ı Beykoz Çubuklu’da bulunan evinde, Genel Yayın Yönetmenimiz Ersin Tokgöz’le beraber ziyaret ettik. İlk kez evini basına açan Uzan, baraj konusunu ağzına dahi almıyor. En azından iktidar ortaklığı bekliyor. Neşeli, kendine güvenen bir Cem Uzan’la sohbet ettik.
TURKTİME: Vaatleriniz diğer partiler tarafından teker teker “çalınıyor.“ Gerçi “Her taklit aslına bir övgüdür” derler ama yine de daha önce benzersiz olan bu vaatlerinizin başkaları tarafından da dile getirilmesi büyüyü bozdu mu sizce?
UZAN: Hayır… Ne kadar doğruları söylediğimizi teyit ediyorlar. Genç Parti’nin iktidara yürüyen bir parti olduğunu, doğruları söylediğini ve bu doğruların da diğerleri tarafından kabullenildiğini gösteriyor. Biz milletimize hizmet için siyaset yapıyoruz ve millete hizmet için insanımızın beklentilerinin bir kısmının ilk etapta ne şekilde karşılanabileceğini, hangilerine öncelik verilmesi gerektiğini çalışma arkadaşlarımla teker teker tespit ettik, önümüze koyduk, vatandaşımıza taahhüt olarak bunları duyurduk. Şimdi diğerleri de bunların ne kadar doğru olduğunu teyit ediyorlar.
TURKTİME: Yakın zamanda duyacağımız “büyüsü bozulmamış” yeni hazırlıklarınız ve vaatleriniz var mı?
UZAN: Seçim kampanyasının sön dönemecine girdik. Biz bu güne kadar söylediklerimizi daha fazla insanımıza ulaştırmayı, daha fazla inansını bu konudaki kararlılığımızı ve ne kadar inançlı olduğumuza ikna etmeye çalışacağız. Seçim kampanyamıza böyle devam edeceğiz. Çünkü bunlar ezbere yapılmış şeyler değil, çalışmanın ürünü. Şimdi bizim için önemli olan 22 Temmuz’da vatandaşımızın teveccühüne layık olmak. Benim söylediklerim vaat değil, taahhüttür. Bu söylediklerimin altına ismimi, namusumu, şerefimi, haysiyetimi koyuyorum.
TURKTİME: Önce dalga geçmişlerdi, bu biraz da Genç Parti’nin daha ciddiye alındığına ölçü olabilir mi?
UZAN: Dalga geçme olayını açık olarak ortaya koymak lazım. Bunu birkaç tane gazeteci internette kurguladı. Ama önemli olan doğruların söylenmesidir ve biz doğruları söyledik.
TURKTİME: Hazırlıklarınız iktidar üzerine ama diyelim ki seçimlerden sonra beklemediğiniz bir sonuç çıktı, baraj altında kaldınız. Devam mı, tamam mı? Bunun ölçüsü ne? Hangi oy oranı ile siyasetten çekilirsiniz?
UZAN: Hayatta negatif üzerine yaşamam. Yarın takdiri ilahi tecelli edebilir, ölebiliriz de. Biz müspete bakıyoruz. Müspet partiyiz. Müspet bilime inanan, müspet şeyler konuşan ve müspeti iyi yapmaya çalışan bir siyasi hareketiz. Onun için başka türlüsüne kafayı yormuyoruz.
TURKTİME: Ak Parti’yi hep dini siyasete alet ediyor diye eleştirdik ancak son dönemlerde sizin hacca gitmeniz, -Kuran okumanız falan da fazlasıyla gündeme geldi. Tam da seçimlerden önce bu bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması sizi bu anlamda Ak Parti ile benzeştirmiyor mu?
UZAN: Bu konuyu sizinle yaptığımız önceki söyleşide siz sordunuz ve ben cevap verdim. (Gülüşmeler…) Ama daha fazla girmek istemiyorum. Çünkü insanların inançları ve imanları ve onları kendi yaşamlarında yaşamaları kendi özel hayatlarının bir parçasıdır ve orada kalmalıdır. Yoksa kayıkçı kavgasıyla ben senden daha dindarım, ben senden daha imanlıyım… geç bunları. Ona öbür tarafa gittiğinde, takdiri ilahi tecelli ettiğinde yüce Allah karar verir. Ben kimseden daha dindar olduğumu iddia etmem, kimse de benden daha dindar olduğunu iddia etmesin. O her insanın Allah’la arasında olan bir şeydir. Bunları geçelim. Yapman gereken şey sen milletine nasıl hizmet ediyorsun. Bu dünyayı konuşalım. Sen kimsin kimin temiz yada daha az temiz, namuslu yada namussuz, imanlı yada daha az imanlı olacağına karar veriyorsun?
TURKTİME: Evet tabi ben sordum ama verdiğiniz cevaplara yönelik çok sayıda mail geldi.
UZAN: Önceki röportajda soran sizsiniz, şimdi de halktan böyle böyle cevap geldi diyen de sizsiniz…
TURKTİME: Sorularım toplumun merak ettiği sorular. Sorulara verilen cevaplardan doğal olarak yeni sorular çıkıyor. O anlamda değerlendirmek daha uygun olur…
UZAN: Şu anda yaşayan, acı çeken, ezilen insanlarımızı konuşalım.
TURKTİME: Aday seçimi sürecinden tercihinizi size yakın olanlardan yöne kullandığınız yönünde eleştiriler var. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
UZAN: Her genel başkanın kendisinin bir ekibi vardır. Tayyip Erdoğan’ın bir sürü bakanı belediyede birlikte çalıştığı insanlardır. Benim geçmişim de iş hayatından geliyor. Türkiye’ye ilk özel televizyonu ben getirdim, radyoları ben kurdum. Cep telefonu şirketleri, barajlar vb. Bunları yaparken birlikte çalıştığım, tanıdığım, becerisine, dürüstlüğüne, zekasına şahit olduğum insanlar var. Bu da benim kadrom.
TURKTİME: Tanımadıklarınızın arasında da nitelikli adaylar olabilir ama…
UZAN: Elbette olabilir ama yarın başbakanken bakanlığa koyacağım insanlar benim vatandaşa verdiğim taahhütleri yerine getirecek insanlar. Onun dışında beş yıldır siyasette birlikte yürüdüğüm birçok insan var. Bunların hiçbiri dile getirilmiyor. Mesela Samsun’daki birinci sıra adayı beş yıldır Samsun Genç Parti il başkanı. Uşak’taki öyle. Tanıdığım, güvendiğim insanlarla birlikte çalışmak zorundayım. Yarın bu insanlarla ilgili bir şey oldu mu vatandaş başbakan olarak beni sorumlu tutacak. İktidarlar vatandaşın bir kişiye yada partiye verdiği emanettir. Kimse ilelebet bir makamda kalmamıştır. Kalacak da değildir. Belli bir süre sonra o emaneti geri alır ve geri aldıktan sonra hesabını sorar. Eğer o koltuğa oturmak istiyorsanız ve vatandaş da oturtursa bilin ki bir de hesap vermek zorundasınız. Bir genel başkan bu yaklaşımla bakmak zorunda. O zaman da kadrosunu ona göre tanzim etme hakkı olmalı
TURKTİME: Hoşgörü sınırınız nedir? Bundan ötesi benim hoşgörü sınırımı aşar değiniz şeyler nelerdir?
UZAN: Bir olayı yalan olduğunu bile bile çarpıtmaya devam etmeye katlanamam. İnsanlar hata yapabilir. Birisi hakkında yanlış kanaat sahibi de olabilir. Bunu yazabilirsiniz de. Ama bir de başka bir sınır vardır. Bilirsiniz ki bu gömlek beyaz ama sen buna yeşil diyorsun. Israrlı yalan ve kasıt gördün mü o zaman diyorsun ki “Bak gözünden kaçmış ama bu beyaz.” Ama ona rağmen hala ısrar ediyorsan bunun hoşgörüye sığan bir tarafı var mı?
TURKTİME: Genç Parti siyasi yelpazenin neresinde?
UZAN: Tam merkezinde. Dünya değişti artık. Dünyada ideolojiler yerini pratik ve pragmatik çözümlere bıraktı. Sorunlar ideolojik anlamda değil konu bazında değerlendiriliyor. Bugün, belli sosyal hakların toplumda herkese verilmesini tartışıyor mu kimse? Bu sağcı düşünceydi yada solcu düşünceydi diye ayırt etmiyor insanlar. Söylenilen şeyi konu bazında irdeliyor. Çünkü konu bazında beklentiler var. huzur içinde yaşamak istiyor. Belli bir makul geliri olsun istiyor. İşi olsun, çoluğunu çocuğunu okutabilsin, ihtiyacı olan sağlık hizmetini medeni bir ortamda alabilsin istiyor. Artık kitlelerin beklentileri bunlar. Ve bunları artık devletler vatandaşına verebiliyorlar. Batı Avrupa’da, uzak doğunun bazı yerlerinde var. İyi yönetildikten sonra bu yapılabiliyor. Ama sen haftada bir milyar dolara yakın faiz ödersen sonra gelir bana sorarsınız, bu parayı nereden bulacaksın diye. 52 milyar YTL faiz giderimiz var. Yüzde 10 tasarruf etsek 5,5 milyar eder. Sıcak paraya olan bağımlılığı kesmek lazım. Türkiye bu cari açıkla gi-de-mez… Onun için cari açığı azaltmak zorundayız. Bu öyle bir yerden başlıyor ki. 95 yılında davul zurna ile Gümrük Birliği’ne girdik. Bu Gümrük Birliği’nin bize bu güne kadarki faturası 100 milyar dolara yakın. Bu hepimizin cebinden çıkan ve hepimizin cebine borç olarak giren bir faturadır. Ve o gün bugündür de biz çökmüş yalvarıyoruz. Adam senden alabileceği en güzel şeyi aldı zaten. 2014’e kadar zaten hiçbir şey yok. Ondan sonrası da meçhul. Bakın, olaylar hep zincirleme birbirine bağlı.
TURKTİME: İktidar olursanız, Avrupa Birliği ile ne yapacaksınız? Gerçekten ayrılmayı göze alacak mısınız?
UZAN: Avrupa Birliği ile masaya oturacağız. Alıyor musun, almıyor musun? Bana tarihini verebiliyor musun? Konuşalım, netleştirelim bunu. Oluyorsa tamam. Olmuyorsa hemen şimdi özel statüsü ortaklığı yapabiliyor musun? Onu da mı yapamıyorsun. O zaman elveda. Gümrük Birliği’nden çıkarsın. Bu, Avrupa Birliği ile ilgili bir politikadır. İthalatını belli bir oranda frenlemen lazım. Türkiye bir sürü ülkenin ucuz mallarının döküldüğü piyasa oldu ve biz bunları alabilmek için borç para alıyoruz. Dışardan borç para alıyoruz, dönüyoruz adamın ürettiği malı alıyoruz. Böylece içerideki üretimini baltalıyorsun. Peki sen çiftçini nasıl rekabet ettireceksin? Adama dünyanın en pahalı mazotunu, gübresini, elektriğini veriyorsun sonra da hadi bakalım kanat takıp uç bakalım diyorsun. Nasıl olacak bu? Ben manavlardaki ithal tarım ürünlerine bakıyorum, saçımı başımı yoluyorum. Dünyanın bir ucundan, Şili’den üzüm ithal ediyoruz. Şili’deki üzümü alabilmek için de dövizle borçlanıyoruz. Ondan sonra benim çiftçim burada ölüyor. Yok böyle iş. Evet, adam eziliyor. Onun için diyorum ki ezilenler iktidar olacak. Onun menfaatleri iktidar olacak. Ben onun için varım. Ben yaralı parmağımla 5 bin kişinin elini onun için sıkıyorum. Onun için ben Genç Parti olarak oralarda büyüyorum. Çünkü ben onların gözünün içine baktığımda benim onlara ihanet etmeyeceğimi biliyor. Ben o insanları satmam. Satamam. Beni kesebilirsin, öldürebilirsin, parçalayabilirsin ama bana o adamlara ihanet ettiremezsin. Bunları yaptığın zaman ekonomin düzelir, Türkiye istihdam yaratır. Bir malın üretiminin yüzde 85’inin üretimini sen yapıyorsan sana ne derler? Tekel derler. Dünyada fındığın yüzde 85’ini biz üretiyoruz. Dünya fındığının tekeli Türkiye. Tekelsen fiyatı sen koyarsın. Sen kaça dersen o fiyattan almak zorundalar. Bana diyorlar ki fındığı nasıl 8 lira yapacaksınız. Göreceksiniz, 8 liranın üstüne çıkacak. Bunun için gereken para ne biliyor musunuz? Fındığın 8 liradan tamamını alsan 3,5 milyar dolar. Sen TC devleti olarak de ki “ben fındıkçıma 1 milyar dolar da destek vereceğim. Fındık 8 liranın altında satılmayacak.” Tavan yapar fındık ki bu sadece bir tane örnek. Bunun gibi buğdayından tut şeker pancarına kadar… sonra da diyorsun ki kardeşim bu kadar işsiz var ne yapacağız biz. Olur tabi. Kendi ekonomini sen kendin yönetmiyorsun ki.
TURKTİME: Sizin bu söyledikleriniz makul görünüyor. Peki bu ortak aklı neden diğerleri yakalayamıyor da siz yakalıyorsunuz? Ya da öyle görünüyor?
UZAN: Yavaş yavaş yakalıyorlar. Baksanıza bizden öğreniyorlar ve bizim söylediklerimizi tekrarlamaya başladılar. Nasıl yapacaklarını bilmiyorlar ama tekrar ediyorlar. 22 Temmuza kadar müsaade ederseniz o kadarını da ben saklayacağım. Şimdilik bu kadar taklit onlara yeter. Dün başbakan bir yerde söylüyor: ÖSS’yi kaldıracaksın bu kadar insan nerede okuyacak?” üniversite sayısı artırılacak. Üniversitelerin kapasitesi artırılacak. Aileler her yıl 5 milyar dolar dershanelere para veriyor. Ne için? Olup olmayacağı belli olmayan bir umudu satın alabilmek için. 5 milyar doları Türkiye üniversiteleri için ayırsın bakın ne oluyor. Bunların hepsi yapılır. Önemli olan; toplumun ihtiyacı ne, beklentisi ne? Bu yaşam beklentisinde insanların eksiği ne? Ben bunların ilk önce en çabuk şekilde hangilerini halledebilirim. Hangilerini çözebilirim. Tespit edersin. Bunlara çözümleri nasıl yaratabilirim dersin ve yaparsın. Yani bunların hepsi yapılması mümkün olan şeyler. Yeter ki önemse.
TURKTİME: Ezilenler iktidar olacak sözü kimi ne kadar kapsıyor?
UZAN: Ezilen herkesi kapsıyor.
TURKTİME: Sizi de biraz hırpaladılar…
UZAN: Ben her zaman şükrettim. Şükretmesini bilen bir insanım. Şükrediyorum. Kendimle ilgili yapacağım yorum budur.
TURKTİME: Son bir mesajınız var mı?
UZAN: Ezilenler iktidar olacak…
Talat Atilla=24 Haziran 2007/turktime.com
"Terörde TSK ne derse o uygulanmalı"
ÖNCELİKLİ SORUN TÜRBAN DEĞİL
Türban konusunda Uzan net konuştu: ‘Türkiye’nin öncelikli sorunu bu değildir. AKP iktidara geldiğinde bu sorunu çözeceğini söylüyordu. Onlar çözmediğine göre birincil derecede bir sorun değil. Bakın... Bana sarılan hanımların yüzde 30’unun başı kapalı... Herkesi kucaklayabilmek önemli.’ Peki terör, Güneydoğu? ‘Terör kesinlikle birinci derecede önemli bir sorundur. TSK bu konuda ne diyorsa, ister içeride, ister dışarıda, onun kayıtsız şartsız uygulanmasından yanayım. Terör sorunu bir an evvel çözülmelidir. Başbakan, başbakan olduğunu unutuyor herhalde... Muhalefette olsa dediğini anlayacağım. Bu sorun çözülemedi diyor. E sen iktidardasın, neden çözmedin o zaman?’
MAZOT 1 YTL OLACAK
GP Lideri, hükümetin terör meselesini ABD’ye yeterince anlatamadığına inanıyor: ‘Amerikalı bir siyasetçiye terörün boyutunu ve bize verdiği zarar iyi anlatılabilse, Amerika’nın buna hiçbir itirazı olamaz!’ Uzan ayrıca çok konuşulan -ve bizzat kendinin yönlendirdiği kampanyasından bekledikleri olumlu tepkiyi aldıklarını, sokak mitinglerine ağırlık vereceğini ve birebir temasın önemini vurguladı. Kampanyaya damga vuran ‘Mazot 1 YTL olacak’ sloganıyla ilgili gayet kararlı: Neden yapılamasın? İçkide, mazotta ÖTV’yi kaldıracağız. Ve evet, ÖSS’yi de kaldıracağız! Bunu üç yıl içinde gerçekleştirmek mümkün. Türkiye nüfusu çok genç ve vatandaşın kurslara para akıtmak yerine üniversiteye girebilme hakkına sahip olması şart. Yoksa önümüzdeki 20 yıl içinde yetişecek kuşağa katkıda bulunamayız. Bunun benzerini İsrail yaptı.
EZİLENLERİN YANINDAYIZ!
Uzan, GP’yi 1983 yılının ANAP’ına benzetiyor. Özal’ın seçimlerdeki şaşırtıcı zaferini hatırlatıp, kendi partisinin de benzer bir çıkış yapacağına inanıyor: Biz ezilenin yanında olacağız. Güneydoğu’da insanlar günde 2 lirayla geçinmeye çalışıyor. Bu ekonomik programın neresi başarılı? Sürekli borçlanıyoruz, bu böyle gidemez. Bu ülkeye yabancı yatırımcı gelmesin demiyoruz. Ama kurumları Telekom’da olduğu gibi değerinin çok altında satmak değildir yabancı sermayeyi çekmek.
LAİK-PRATİK PARTİ
ABD’li bir gazetecinin kendisine sorduğu soruyu örnek veriyor Uzan: Bana, CHP’nin laikleri temsil ettiğini, AKP’nin İslami tabanlı fakat pratik çözümler üreten bir parti olarak görüldüğünü, bizim nerede durduğumuzu sordu. Ona ‘Hem laik hem pratik bir partiyiz’ dedim. Peki seçim sonrası koalisyon durumu olursa tavrı ne olacak? ‘AKP hariç herkes!‘ diyor Uzan.
Akşam
5 Şubat Konuşması
BEN, GEÇMİŞİMLE GURUR DUYUYORUM.
BEN, YARATTIĞIM ESERLERLE GURUR DUYUYORUM.
BEN, AİLEMLE GURUR DUYUYORUM.BEN, İSMİMLE GURUR DUYUYORUM.
EVET, ÇOK HAKSIZLIK YAPTILAR.EVET, ÇOK ZULMETTİLER.
EVET, ÇOK HAKARET ETTİLER. EVET, ÇOK İFTİRA ATTILAR.
YARIN DA YAPMAYA DEVAM EDECEKLER.
BUNLARIN HEPSİ BEN SİYASETTEYİM DİYE OLUYOR.
AMAÇ BENİ YILDIRMAK, BEZDİRMEK…
AMAÇ GENÇ PARTİYİ YILDIRMAK, GENÇ PARTİ`Yİ BEZDİRMEK.
AMA GÖRDÜLER, CEM UZAN KORKMADI.
GENÇ PARTİ KORKMADI. GENÇ PARTİYE OY VERENLER KORKMADI.
GENÇ PARTİ`NİN VAROLUŞ NEDENİ MİLLET SEVGİSİDİR!. MİLLET!
GENÇ PARTİ TÜRKİYE`DEKİ HER KONUYA BİR TEK AÇIDAN BAKAR VE DAİMA
ŞU SORUYU SORAR.
MİLLETİN MENFAATLERİNE UYGUN MU, DEĞİL Mİ?
GENÇ PARTİ, KARARLARINI BU SORUNUN CEVABINA GÖRE ALIR.
İŞTE BİZİM ANA FELSEFEMİZ BUDUR.
GENÇ PARTİ OLARAK, MİLLETİN
MENFAATLERİNE UYGUN OLAN HER ŞEYİN YANINDAYIZ.
MİLLETİN MENFAATLERİNE UYGUN OLMAYAN HER ŞEYİ EZER GEÇERİZ.
BU ASLA UNUTULMASIN.
BUGÜN TÜRKİYE`DE İNSANIMIZIN ÇALIŞABİLMESİNDEN,,
İNSANIMIZIN ÜRETEBİLMESİNDEN, YANİ İNSANIMIZIN
İŞ VE AŞ SAHİBİ OLMASINDAN DAHA ÖNEMLİ HİÇBİR KONU YOKTUR
VE OLAMAZ…
BANA SORUYORLAR,BUNCA ZULME,BUNCA EZİYETE NASIL DAYANIYORSUN DİYE..
BEN DAYANMA GÜCÜMÜ SİZLERDEN,İNSANIMIZDAN ALIYORUM.
BEN DAYANMA GÜCÜMÜ, MİLLETİMİN HAYIR DUALARINDAN ALIYORUM.
EVET, BANA YAPILANLAR AĞIR AMA MİLLETİME YAPILANLAR DAHA DA AĞIR.
BAKIN, BİRKAÇ GÜN ÖNCE BEYKOZ`DA EVİMİN ÖNÜNDE YOLUMU ÇEVİREN BİR GENÇ:
“YAŞADIĞIM DRAMI BİLİYOR MUSUN? 32 YAŞINDAYIM. 500 MİLYON MAAŞIM VARDI,
1 SENE EVVEL ÇIKIŞIMI VERDİLER, 1 YILDIR İŞSİZİM. EVDE KARIM VE 3 YAŞINDAKİ OĞLUM HASTA.
EVE PARA GÖTÜREMEDİĞİM İÇİN,SOFRAYA BİR KAP YEMEK KOYAMADIĞIM İÇİN EVE GİTMEYE UTANIYORUM.
LANET OLSUN BU YOKSULLUĞA.
ABİ NE OLUR BANA YARDIM ET” DEDİ…
BAKIN BİR ANNE VE BABANIN YAŞAYABİLECEĞİ EN BÜYÜK DRAMLARDAN BİRİ BUDUR.
İŞSİZ BİR ANNE VEYA BABA,YOKSUL BİR ANNE VEYA BABA HER GÜN SEVDİKLERİNİN ÖNÜNDE EZİLİR
VE ÜZÜLÜR. İŞSİZLİK VE GEÇİM SIKINTISI O AİLEYİ MAHVEDER.
BUGÜN MEMLEKETTE MİLYONLARCA İNSANIMIZ BU BAHSETTİĞİM ACIYI VE SIKINTIYI YAŞIYOR.
SADECE SON 18 AYDA TEKSTİL SEKTÖRÜNDE 1 MİLYON KİŞİ İŞİNDEN OLDU.
TÜRK KÖYLÜSÜ VE TÜRK TARIMI PERİŞAN HALDE.
TÜRK KÖYLÜSÜNE VE TÜRK TARIMINA SAHİP ÇIKILMADI.
TÜRK SANAYİSİNİN BİRÇOK SEKTÖRÜ KAN AĞLIYOR.
ESNAF SİFTAHSIZ DÜKKÂN KAPATIYOR, PİYASADA YAPRAK KIMILDAMIYOR.
İŞÇİNİN, MEMURUN VE EMEKLİNİN HALİ İÇLER ACISI. OYSA İKTİDARI DİNLEDİĞİNİZDE
PEMBE TABLOLAR ÇİZİLMEKTE,YABANCI SERMAYE ALKIŞLARLA KARŞILANMAKTA.
ŞU GAYET İYİ BİLİNMELİ Kİ, İSTİHDAM İÇİN GELEN, YATIRIM İÇİN GELEN,ÜRETMEK İÇİN GELEN,
YÜKSEK TEKNOLOJİ GETİREN,YABANCI SERMAYEYE HER TÜRLÜ ULUSLARARASI STANDARTTA
GÜVENCE SAĞLANACAKTIR.
OYSA ŞU AN TÜRKİYE`YE GELEN YABANCI SERMAYE,YENİ İSTİHDAM,YENİ YATIRIMLAR,
YENİ FABRİKALAR,YENİ TESİSLER İÇİN GELMİYOR…
MEVCUT TESİSLERİ, MEVCUT FABRİKALARI YARI FİYATINA 5 SENE, 10 SENE VADE İLE
UCUZA ALMAK ÜZERE GELİYOR.
BU OLAYLARIN BENZERLERİ TARİHİMİZDE DE
VARDIR.
O ZAMANKİ İSMİ KAPİTÜLASYONDU.
SÖZLÜKTE
KAPİTÜLASYON ŞÖYLE TANIMLANIYOR:
BİR ÜLKEDE YURTDAŞLARIN
ZARARINA OLARAK YABANCILARA VERİLEN AYRICALIK HAKLARI.
BAKIN, OSMANLI`NIN ÇÖKÜŞÜNDE İMZALANAN SEVR ANLAŞMASI SONRASINDA,
İSTANBUL`U İŞGAL EDEN İNGİLİZ ORDULARI İLK OLARAK İKİ ŞEY YAPMIŞLARDI.
BİRİNCİSİ: OSMANLI ORDUSUNUN SİLAHLARINI ALMAK,
İKİNCİSİ: HABERLEŞMEYE EL KOYMAK.
YANİ O DÖNEMİN POSTA, TELEFON VE TELGRAF ŞEBEKESİNE EL KOYMAK.
ŞİMDİ GÜNÜMÜZ TÜRKİYE`SİNDEN BİR ÖRNEK VERMEK İSTİYORUM.
BAKIN, TURKCELL TÜRKLERİNDİ,MAALESEF ARTIK YABANCILARIN.
AYCELL VARDI, KAPATILDI. ARİA İLE BİRLEŞTİRİLDİ, AVEA OLDU.
O DA YABANCILARIN.
TÜRK TELEKOM VARDI.. YABANCILARA SATILDI. HEM DE 5 SENE VADEYLE..
TELSİM VARDI, O DA ŞİMDİLİK İNGİLİZLERE İHALE EDİLDİ.
70 MİLYON TÜRK VATANDAŞI 21. YÜZYILDA
TÜM HABERLEŞMESİNİ AYNI SEVR`DE OLDUĞU GİBİ YABANCILARA DEVRETTİ.
BU 21. YÜZYIL TÜRKİYE`SİNDE BİR YÜZ KARASI, BİR UTANÇ VESİKASIDIR.
BU VE BUNA BENZER ÖRNEKLER ÜLKEMİZDE MAALESEF ÇOKÇA MEVCUTTUR.
MESELA;
TÜRKİYE`DE BİRÇOK BANKA YABANCILARA SATILMIŞTIR.
BİRÇOK BANKA DA YABANCI ORTAK ARAYIŞI İÇİNDEDİR.
PEK YAKINDA AYNI TELEKOMÜNİKASYONDA GÖRDÜĞÜMÜZ
TABLONUN BENZERİ BANKACILIKTA YAŞANACAK,
TÜRK MİLLETİ BANKACILIK SEKTÖRÜNDEN DE ÇIKARILACAKTIR.
İZMİR`E GÂVUR DE,İZMİR`LİYE GÂVUR DE,SONRA DA TÜRKİYE`NİN EN KIYMETLİ
ŞİRKETLERİNİ 3 PARAYA KAPATAN YABANCILARIN ÖNÜNDE, EL PENÇE DİVAN DUR.
BEN BU ZİHNİYETİ ANLAMIYORUM,MİLLETİMİZ DE ANLAMIYOR.
BUGÜN TÜRKİYE`NİN EN ÖNEMLİ SORUNU İŞSİZLİKTİR.
BUGÜNKÜ İKTİDAR, İŞSİZLİK KONUSUNDA BAŞARILI OLMADIĞINI KABUL EDİYOR.
İŞ SAHİBİ OLMAK, ÇALIŞIYOR OLMAK BİR İNSAN İÇİN GURUR KAYNAĞIDIR,
ONUR KAYNAĞIDIR. BUGÜN MAALESEF MİLYONLARCA İNSANIMIZ ÇARESİZLİK İÇİNDE
İŞSİZLİĞİN KARANLIĞINA GÖMÜLMEKTE. BENİM BAŞBAKANLIĞIMDA BİRİNCİ ÖNCELİK
İŞSİZLİĞİ YOK ETMEK OLACAK.
40 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAMIŞ BİR İNSAN OLARAK,İŞ NASIL YARATILIR, İSTİHDAM
NASIL YARATILIR,BEN BUNU İYİ BİLİRİM.. İŞSİZLİĞİ
YOK ETMEK İÇİN, TÜRKİYE`NİN, SENEDE EN AZ 1 MİLYON KİŞİYE
YENİ İŞ SAHASI YARATMASI GEREKİYOR.
BU YAPILAMAZ DİYENLER VAR. HAYIR ARKADAŞLAR BU YAPILIR, BUNU YAPANLAR VAR.
TÜRKİYE 1 MİLYON KİŞİYE İŞ SAHASI YARATIRSA İŞSİZLİĞİ AZALTMAYA BAŞLAR.
BU RAKAM ÇİN`DE SENEDE 25 MİLYONDUR.
ÇİN SENEDE 25 MİLYON İNSANINA İŞ YARATABİLİYORSA,
BİZ 1 MİLYON İNSANIMIZA NEDEN İŞ YARATAMIYORUZ?
İŞSİZLİK DEMEK; YENİ YATIRIM YOK DEMEK.İŞSİZLİK DEMEK;
YENİ ÜRETİM YOK DEMEK.İŞSİZLİK DEMEK; YENİ İSTİHDAM YOK DEMEK.
İŞSİZLİĞİ BİZ BİTİRİRİZ. YOKSULLUĞU BİZ YOK EDERİZ.
ÇÜNKÜ BİZDE İNSAN SEVGİSİ VAR.KUL HAKKI NEDİR BİLİRİZ.
ÇÜNKÜ BİZDE ALLAH KORKUSU VAR.
BİZ MİLLET OLARAK BU ZAFERİ MUTLAKA KAZANIRIZ.
KAZANIRIZ Dİ Mİ?
ÜNİVERSİTE SAYISINI 4 YILDA DÖRDE KATLARIM DEDİĞİMDE “OLMAZ” DİYORLARDI.
ŞİMDİ GÖRÜYORUM Kİ İKTİDAR,15 YENİ ÜNİVERSİTE KURMAK İÇİN
HAREKETE GEÇMİŞ. İNŞALLAH DEVAMINI GETİRİRLER,
BU 15 ÜNİVERSİTEYİ ÜLKEYE KAZANDIRIRLAR.
AMA BU SAYI YETERSİZDİR, DAHA FAZLA OLMASI GEREKİR. BİLİYOR MUSUNUZ?
MAALESEF ŞU ANDA, BENİM BİNLERCE LİSE SON ÖĞRENCİM RAPOR ALMAYA
MECBUR BIRAKILIYOR.
PEKİ NEDEN?
ÜNİVERSİTEYE HAZIRLIK KURSUNA GİDEBİLSİNLER DİYE…
ANNELER BABALAR DA HEM OKUL MASRAFI,HEM DE KURS PARASI ÖDEYEBİLMEK İÇİN
TER DÖKÜYORLAR. ÜNİVERSİTE HAZIRLIK KURSLARI,HAYAL ALEMİNDE GEZEN,
GERÇEKLERLE HİÇBİR ALAKASI OLMAYAN EĞİTİM POLİTİKALARININ ŞAHESER
BİR ÜRÜNÜDÜR.
BURDA İLK YAPILMASI GEREKEN, LİSELERİN GENÇLERİMİZİ
ÜNİVERSİTE SINAVINA HAZIRLAYACAK EĞİTİMİ VERMESİDİR.
AMA ONDAN DA ÖNEMLİSİ, ASIL HEDEF,
DÜNYADA EŞİ BENZERİ OLMAYAN BU SAÇMA SAPAN ÜNİVERSİTE
SINAVLARINI KALDIRMAKTIR.
ANNELERE, BABALARA VE GENÇLERE SÖZ VERİYORUM.
BEN BUNU YAPACAĞIM..
BEN,
HER GENCİMİZE İSTEDİĞİ YERDE,İSTEDİĞİ ÜNİVERSİTEDE,,
İSTEDİĞİ BRANŞTA OKUMA İMKANI SAĞLAYACAĞIM.
DÜNYADA BUNUN ÖRNEKLERİ VAR: FRANSA BUNU YAPABİLİYORSA,,
AVUSTURYA, BUNU YAPABİLİYORSA,BİRÇOK MEDENİ ÜLKE BUNU YAPABİLİYORSA,
BİZ DE YAPACAĞIZ.
GENÇLİĞİNE GELECEK VEREMEYEN DEVLETLER
YOK OLACAK.GENÇLİĞİNE SEVGİ VE GELECEK
VEREN DEVLETLER AYAKTA KALACAK.
BİZ GENÇLİĞİMİZE SEVGİ VE GELECEK VERECEĞİZ.
SEVGİLİ ARKADAŞLARIM…
BU İKTİDAR,KUŞ GRİBİ İLK DEFA GÖRÜLDÜĞÜNDE,
SUÇU GÖÇMEN KUŞLARA ATTI, İNKAR ETTİ.
İKTİDAR, TAVUK YİYİP
“SORUN YOK” DİYE BEYANAT VERDİKTEN BİRKAÇ AY SONRA, MAALESEF
KUŞ GRİBİ ÖNCE VAN`DA,SONRA DA ÜLKENİN BİRÇOK YERİNDE
TEKRAR KENDİNİ GÖSTERDİ.
HEPİMİZİ ÜZÜNTÜYE BOĞAN ÖLÜMLER YAŞANDI.
İKTİDAR “KUŞ GRİBİ YOK,
İDDİALAR YALAN” DEMEYE DEVAM ETTİ.
TAA Kİ DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ, BU ÖLÜMLERİN
KUŞ GRİBİNDEN KAYNAKLANDIĞINI AÇIKLAYANA KADAR…
İŞTE BU İKTİDARIN İNSAN SAĞLIĞINA OLAN SAYGISI BU!
SAĞLIK HİZMETLERİNE OLAN YAKLAŞIMI BU!
KUŞ GRİBİNİN VARLIĞININ KABUL EDİLMESİ İÇİN,
İLLA GENCECİK EVLATLARIMIZIN ÖLMESİ Mİ
GEREKİYORDU?
İLLA DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜNÜN
AÇIKLAMA YAPMASI MI GEREKİYORDU?
KUŞ GRİBİ ŞU AN CİDDİ BİR TEHLİKEDİR.
EKONOMİK OLARAK DA TAVUKÇULUK
SEKTÖRÜNÜ MAHVOLMA NOKTASINA GETİRMİŞTİR.
NE TAVUKÇULUK SEKTÖRÜNÜ KURTARMAYA,NE DE KUŞ GRİBİNİ ÖNLEMEYE YÖNELİK
ŞU ANA KADAR CİDDİ HİÇBİR ÇABA YOKTUR.
İKTİDARIN, TAVUKÇULUK SEKTÖRÜNÜ KURTARMAYA
YÖNELİK TEK YAPTIĞI, TAKIM HALİNDE TAVUK YEME GÖSTERİSİNDE BULUNMAKTIR.
GEÇEN SEFERKİ GÖSTERİNİN SONUÇLARINA
BAKARSAK,DAHA KALABALIK BİR TAVUK YEME GÖSTERİSİ
DAHA BÜYÜK BİR SALGIN GETİRMEZ İNŞALLAH.
BİR İKTİDARIN VATANDAŞINA
VERMESİ GEREKEN EN ÖNEMLİ HİZMETLERDEN
BİRİ DE SAĞLIKTIR.
BU İKTİDAR, SAĞLIK HİZMETLERİNİ ÖNEMSEMİYOR.
SAĞLIK HİZMETLERİNİ İYİLEŞTİRMİYOR.
SAĞLIK PERSONELİNİN SORUNUNU ÇÖZMÜYOR.
SADECE GÖZ BOYAMAYA ÇALIŞIYOR.
GEREKEN HASTANE YATIRIMLARI YAPILMIYOR.
İNSANIMIZ, HASTANELERDE
YATAK BULAMIYOR,AMELİYAT OLAMIYOR,,
YÜKSEK VERGİLERDEN DOLAYI İLAÇ ALAMIYOR,
TEDAVİ OLAMIYOR.
BU DURUM KABUL EDİLEMEZ…
DEĞİŞTİRİLMEK ZORUNDADIR…
DEĞİŞTİRİLECEKTİR!..
YAŞAMANIN KDV`Sİ İNDİRİLECEKTİR.
MEMLEKETİN HER KÖŞESİNE BAKIYORUM… HER KÖŞESİNE…
İNSANLARIN İŞSİZLİKTEN, GEÇİM SIKINTISINDAN, ÇARESİZLİKTEN
NE HALE GELDİKLERİNİ GÖRÜYORUM.
SIKILIYORUM,, DARALIYORUM,, İSYAN EDİYORUM,,İSYAN!
İNSANLAR HASTA, BAKAN YOK! İNSANLAR AÇ, YİYECEK YOK!
İNSANLAR OKUMAK İSTİYOR, OKUL YOK!
İNSANLAR ÇALIŞMAK İSTİYOR, İŞ YOK!
MİLYONLARCA TÜRK İNSANI BU DURUMDA, İŞSİZ, AÇ, ÇARESİZ!
İNSANLARA İNSANLIKLARINI UNUTTURUYORLAR!
YA RABBİM, BU NASIL BİR HIRSTIR?
NASIL BİR İNATTIR?
SON GÜN SON SAATE KADAR O KOLTUKTAN KALKMAYACAĞIM,
SEÇİME GİTMEYECEĞİM DİYORLAR.
ÇÜNKÜ BİLİYORLAR Kİ, GİDERLERSE BİR DAHA İKTİDARA GELEMEZLER,SANDIKTAN ÇIKAMAZLAR. ÇIKABİLİRLER Mİ?
BİR DE EKONOMİDE BAŞARILIYIZ DİYORLAR.
ENFLASYONU DÜŞÜRDÜK DİYORLAR.
ENFLASYONU DÜŞÜRDÜYSEN, MAZOTA NEDEN ZAM ÜSTÜNE ZAM YAPIYORSUN PEKİ?
ÇİFTÇİYİ, KAMYONCUYU, OTOBÜSÇÜYÜ, TAKSİCİYİ, NİYE İNİM İNİM İNLETİYORSUN?
HEM BU KADAR ZAM, HEM DE ENFLASYON ARTMIYOR?
İKTİDARIN RAKAMLAR CENNETİNE, HAYAL ALEMİNE HOŞ GELDİNİZ.
NE GARİPTİR Kİ, BU RAKAMLAR CENNETİNDE ENFLASYON DÜŞÜK GÖSTERİLİR,,
BÜYÜME RAKAMLARI YÜKSEK GÖSTERİLİR,MİLYONLARCA İNSAN DA İŞSİZDİR.
BÜYÜME VARSA, İŞSİZLİK NEDEN AZALMIYOR? EKONOMİ
BU KADAR İYİYSE, TÜRKİYE NEDEN AVRUPA`NIN
EN YOKSUL ÜLKESİ?
İKTİDAR EKONOMİDE BAŞARILIYIZ DİYOR. EKONOMİ BÜYÜDÜ DİYOR.
BEN SİZE SÖYLEYEYİM, BÜYÜYEN SADECE CARİ AÇIK.
BİR İNSAN, KAZANDIĞINDAN FAZLA HARCARSA, İKİ YAKASI BİR ARAYA GELMEZ.
BİR ÜLKE TOPLAM ELDE ETTİĞİ DÖVİZDEN FAZLASINI TÜKETİRSE
İKİ YAKASI BİR ARAYA GELMEZ.
DAİMA YABANCILARA EL AÇAR. DAİMA YABANCI SERMAYE PEŞİNDE KOŞAR, DURUR.
YABANCILARA HER TÜRLÜ TAVİZİ VERMEK ZORUNDA KALIR.
BİZ BUNU DEĞİŞTİRECEĞİZ. EKONOMİDE YABANCILAŞMA SONA ERECEK.
EKONOMİ YENİDEN TÜRKLEŞECEK. SANAYİ YENİDEN TÜRKLEŞECEK.
TÜRK İNSANI YENİDEN İŞ SAHİBİ OLACAK,TÜRK İNSANI YENİDEN GÜÇ SAHİBİ OLACAK.
AVRUPA BİRLİĞİ İLE MÜZAKERELER BAŞLAMADAN TIKANMA NOKTASINDADIR.
AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELERİNDEN ALMANYA
VE AVUSTURYA TÜRKİYE`YE KARŞI AÇIK VE NET
BİR TAVIR SERGİLİYORLAR.
TÜRKİYE`NİN AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİNİN
BİR HAYAL OLDUĞUNU BELLİ EDİYORLAR.
ALMANYA GİBİ ÇOK KÖKLÜ İLİŞKİLERİMİZ OLAN
BİR DEVLETİN VE ALMAN BAŞBAKANI`NIN SÖZLERİNİ DİKKATE ALALIM.
TÜRKİYE İÇİN ÇOK DAHA AKILCI,,
ÇOK DAHA GERÇEKÇİ, KISA VADEDE GERÇEKLEŞECEK
BİR AVRUPA BİRLİĞİ STATÜSÜNÜ HEDEFLEYELİM.
ÖNCE BU HEDEFE HEMEN AMA HEMEN VARALIM.
TÜRKİYE COĞRAFİ KONUMU İTİBARİYLE
ÇOK ÖZEL BİR NOKTADA BULUNMAKTADIR.
ORTADOĞU, BU KADAR SICAK GÜNLER YAŞARKEN,
TÜRKİYE, TARİHİ MÜTTEFİKİ AMERİKA İLE İLİŞKİLERİNDE
SORUNLAR YAŞAMAKTADIR.
TÜRKİYE BU İLİŞKİDE HAK ETTİĞİ SAYGINLIĞI GÖREMEMEKTEDİR.
OYSA TÜRKİYE, BATI DÜNYASININ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ KATKILARDA BULUNMUŞ VE BULUNMAKTA OLAN BİR ÜLKEDİR.
BU KADAR ÖNEMLİ KATKILARDA BULUNURKEN TÜRKİYE AMERİKA`DAN DAHA FAZLA SAYGI GÖRMEYİ HAK ETMEKTEDİR.
YALNIZ BU İLİŞKİDEKİ SORUNLARI TESPİT EDERKEN,
BUGÜNKÜ İKTİDARIN HATALARINI VE SUÇUNU DA
GÖRMEK LAZIM.
ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE EN ÖNEMLİ FAKTÖR KARŞILIKLI VERİLEN SÖZLERİN VE TAAHHÜTLERİN YERİNE GETİRİLMESİDİR.
YANİ EN ÖNEMLİ FAKTÖR GÜVENDİR.
ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE DEVLETLER
BAZI KONULARDA ANLAŞAMAYABİLİRLER.
BUNU DA BİRBİRLERİNE AÇIKÇA DEKLARE EDERLER.
BUGÜNKÜ İKTİDAR, IRAK POLİTİKASINDA AMERİKA`YA
İLK ÖNCE “TAMAM BERABERİZ” DEMİŞ,,
SONRA FİKİR DEĞİŞTİRİP, BU ÖNEMLİ DOSTUNU YARI YOLDA
YALNIZ BIRAKMIŞTIR.
İŞTE BU YÜZDEN, TÜRKİYE AMERİKA`DAN HAK ETTİĞİ
SİYASİ DESTEĞİ VE SİYASİ SAYGINLIĞI GÖREMEMEKTEDİR.
IRAK VE DAHA DA ÖNEMLİSİ KUZEY IRAK, TÜRKİYE İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR BÖLGEDİR.
BUGÜN KUZEY IRAK`DA GÖSTERİLEN ZAAFLAR YARIN DOĞU`DA
VE GÜNEY DOĞU`DA ÖNÜMÜZE DAHA BÜYÜK PROBLEMLER
OLARAK ÇIKABİLİR.
YİNE DÜNYA SİYASETİNDE ISINAN BİR KONU VAR;
İRAN, VE İRAN`IN NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLMA ARZUSU.
İRAN`IN NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLMASI, ORTADOĞU`DAKİ DENGELERİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE DEĞİŞTİRİR VE BİRÇOK ÜLKE İÇİN GÜVENLİK SORUNU TEŞKİL EDER.
İRAN`IN NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLMASI BUGÜN, GEREK AMERİKA,
GEREK AVRUPA BİRLİĞİ TARAFINDAN KABUL EDİLEMEZ
BİR DURUM OLARAK DEKLARE EDİLMEKTEDİR.
İRAN HALKI BİZİM DOSTUMUZDUR,İRAN HALKI KOMŞUMUZDUR.
İRAN`I YÖNETENLER, NEDEN VE KİME KARŞI BÖYLE BİR KİTLE İMHA SİLAHINA İHTİYAÇ DUYUYOR.
BU DURUM BİZİ ENDİŞEYE SEVKEDİYOR.
BU DURUM TÜRKİYE İÇİN KABUL EDİLEMEZ.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULDUĞU
GÜNDEN BERİ YÜZÜNÜ BATIYA ÇEVİRMİŞ,
ÇAĞDAŞ BİR DEVLETTİR.
TÜRKİYE`NİN GELECEĞİ VE GÜVENLİĞİ YİNE BATIDADIR.
BATI İLE GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİNDEDİR. SAHİP OLDUĞUMUZ COĞRAFYAYI,
SAHİP OLDUĞUMUZ DOĞAL KAYNAKLARI AKILLI KULLANMALIYIZ.
TÜRK CUMHURİYETLERİYLE İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRMELİYİZ.
BUNU YAPARSAK DÜNYADA BÜYÜK SÖZ SAHİBİ OLURUZ.
BÖYLE BİR TAVIR, ONURLU, GÜVENLİ, GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE YARATIR.
TÜRK MİLLETİ BUNU BAŞARACAK VE TÜRK MİLLETİ
TEKRAR TARİH YAZACAKTIR.
ÇÜNKÜ TARİH, KİTAPLARDAN ÖNCE, CESURLAR
TARAFINDAN YAZILIR.
BU HEDEF İÇİN, BEN, TÜRK MİLLETİNİN EMRİNDEYİM!
BAKIN, BU BAYRAK TÜRKİYE BAYRAĞI DEĞİL,
BU BAYRAK, ŞEHİT KANIYLA SULANMIŞ TÜRK BAYRAĞIDIR!
BU CUMHURİYETİ TÜRKİYE ORDUSU DEĞİL, TÜRK ORDUSU KURMUŞTUR!
HİÇ KİMSE TÜRK MİLLETİNE ALT KİMLİK DİYEMEZ!
BUNU DA KİMSE, AMA KİMSE UNUTMASIN.
VATANI SEVMEK,MİLLETİ SEVMEK,BAYRAĞI SEVMEK,,
MİLLİYETÇİLİK DEMEK,VATANSEVERLİK DEMEK
YABANCI DÜŞMANLIĞI DEMEK DEĞİLDİR…
BU DÜNYA, TÜM MİLLETLERE, TÜM DİNLERE,
TÜM BAYRAKLARA, TÜM İNSANLARA YETECEK KADAR
BÜYÜK.
SEÇİMLERİN ÜZERİNDEN 3 YILDAN FAZLA GEÇTİ.
ÖNÜMÜZDE SEÇİM YAPILMASINA AZ BİR ZAMAN VAR.
TÜRKİYE`DE AKLISELİM SAHİBİ OLAN HER VATANDAŞ
2006 YILINDA SEÇİM YAPILMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNMEKTE.
BUNA RAĞMEN SAYIN BAŞBAKAN ISRARLA, SEÇİMLERİN
SON GÜN, SON SAATTE OLACAĞINI TEKRARLAMAKTA…
YANİ BAŞBAKANA GÖRE SEÇİMLER 14 EKİM 2007`DE YAPILACAK.
EĞER SEÇİMLER HAKİKATEN BAŞBAKANIN DEDİĞİ GİBİ
EKİM 2007`DE OLACAKSA, BU PARLAMENTO
MAYIS 2007`DE CUMHURBAŞKANINI SEÇECEK DEMEKTİR.
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNDEN 60 GÜN SONRA
GENEL SEÇİM TAKVİMİ BAŞLAMAKTADIR.
İÇİŞLERİ, ADALET VE ULAŞTIRMA BAKANLIKLARI
TARAFSIZ KİŞİLERE DEVREDİLMEKTE VE PARLAMENTONUN GÖREVİ SONA ERMEKTEDİR.
BUGÜN SEÇMENİN % 25 İNİN OYUYLA PARLAMENTONUN
3 TE 2 SİNİ DOLDURAN BİR İKTİDAR MEVCUTTUR.
MİLLETVEKİLLERİNİN FİİLİ GÖREV SÜRELERİNİN BİTMESİNE
60 GÜN KALA TÜRKİYE`DE 7 YIL GÖREV YAPACAK
BİR CUMHURBAŞKANINI SEÇMELERİ DOĞRU DEĞİLDİR.
BU GİRİŞİM ÜLKEMİZDE LÜZUMSUZ BİR GERGİNLİĞE SEBEP OLACAKTIR.
ANCAK GÖRÜNEN O Kİ, HER KURUMU KONTROL ALTINA
ALMAK İSTEYEN İKTİDAR, BU HEVESİNDEN VAZGEÇMEYECEK.
GERİLİM PAHASINA DA OLSA BU DENEMEYİ YAPACAKTIR.
BURADA, MECLİSTE BULUNAN DİĞER PARTİLERE
VE MİLLETVEKİLLERİNE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞMEKTEDİR.
TÜM MİLLETVEKİLLERİNE SESLENİYORUM.
EĞER İKTİDAR PARTİSİ 2006 YILINDA SEÇİME GİTMEZSE,,
CUMHURBAŞKANINI SEÇME KONUSUNDA ISRARCI OLURSA,,
AKLISELİM SAHİBİ TÜM MİLLETVEKİLLERİNİ
31 ARALIK 2006`DA CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNDEN
4 AY ÖNCE MİLLETVEKİLLİĞİNDEN İSTİFA ETMEYE
DAVET EDİYORUM.
BÖYLE BİR İSTİFA, İKTİDAR PARTİSİNİ DE GERÇEKLERİ
GÖRMEYE MECBUR BIRAKACAK.
TÜRKİYE`Yİ 7 YIL SÜREBİLECEK LÜZUMSUZ
BİR GERİLİMDEN KORUYACAKTIR.
BU ARADA BİR KEZ DAHA SAYIN BAŞBAKANA SESLENİYORUM,
SİZ DE SAĞDUYUNUN SESİNİ DİNLEYİN.
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDEN ÖNCE, SEÇİME GİDİN,
GÜVEN TAZELEYİN.
ÜLKEYİ GERMEYİN.TEKRAR İKTİDAR OLURSANIZ, KİMSE
SİZİN PARTİNİZİN SEÇECEĞİ CUMHURBAŞKANINA
SES ÇIKARAMAZ.
BAKIN, BUGÜN İNSANLIĞIN KARŞI KARŞIYA OLDUĞU EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ DE TERÖRDÜR.
TERÖR HEM ÜLKEMİZDE HEM DE DÜNYADA BİR NUMARALI TEHLİKEDİR.
ÜLKEMİZDE YÜZLERCE VATANDAŞIMIZI KATLEDEN,BÜYÜK MADDİ
HASARLARA YOL AÇAN ULUSLARARASI TERÖRLE MÜCADELEDE TÜRKİYE DAHA AKTİF GÖREV ALMALI,,
MÜTTEFİKLERİMİZLE ULUSLARARASI TERÖRE KARŞI DAHA YAKIN
İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLMALIDIR.
BU AMAÇLA, EMNİYET TEŞKİLATININ MADDİ MANEVİ BÜTÜN
İHTİYAÇLARINI BEN KARŞILAYACAĞIM.
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ MİLLETİN CAN GÜVENLİĞİ İÇİN,
MAL GÜVENLİĞİ İÇİN,, ÜLKENİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN,,
BÖLGESEL BARIŞ İÇİN, CANINI VERMEYE HAZIR, KAR KIŞ DEMEDEN
BÜYÜK BİR ÖZVERİYLE GÖREV YAPMAKTADIR.
MAALESEF İKTİDAR BU KUTSAL GÖREVDE KENDİLERİNE
YETERİ KADAR DESTEK OLMAMAKTADIR.
TÜM GÜVENLİK GÜÇLERİNE SESLENİYORUM: YAPTIĞINIZ GÖREV KUTSALDIR.
MİLLET, SİZİN BU KUTSAL GÖREVİNİZİN BİLİNCİNDEDİR.
GAZİLERİMİZ, ŞEHİTLERİMİZ VE SİZLER HER AN KALBİMİZDESİNİZ.
SİZLERİ DAHA GÜÇLÜ KILACAK ÜSTÜN TEKNOLOJİYİ…
LAYIK OLDUĞUNUZ VE HAKETTİĞİNİZ MADDİ VE MANEVİ
TÜM İMKANLARI SAĞLAYACAĞIM.
DAHA DA ÖNEMLİSİ, SİZLERE SAYGIDA VE SEVGİDE
KUSUR EDİLMEYECEK, ETTİRMEYECEĞİM.
ÇÜNKÜ ÜLKE VE BÖLGE BARIŞI İÇİN ZAFERİ SİZLER
KAZANACAKSINIZ.
BEN BUNUN BİLİNCİNDEYİM.
SEVGİLİ ARKADAŞLARIM,
MEMLEKETİN DURUMU MAALESEF PEK İÇ AÇICI DEĞİL.
BUNU ULEMAYA SORMAYA DA GEREK YOK. HERKES BİLİYOR.
BU İKTİDAR DA DİĞERLERİ GİBİ, SEÇİM BİTER BİTMEZ MİLLETİ UNUTMUŞ, MİLLETİ KADERİYLE BAŞ BAŞA BIRAKMIŞTIR.
VERDİĞİ SÖZLERİ TUTMAMIŞTIR.
BU İKTİDAR HERKESE AHLAK DERSİ VERMEYE ÇOK MERAKLI.
OYSA AHLAKİ ÇÖKÜNTÜ BUNLARIN DÖNEMİNDE ZİRVEYE ÇIKTI.
ÜLKENİN BİRÇOK YERİNDE FUHUŞ PATLADI. UYUŞTURUCU
SATIŞI İLKOKULLARIN ÖNÜNE KADAR YAYILDI.
ŞEHİRLERDE KAPKAÇ ÖNLENEMİYOR,GASP KOL GEZİYOR,,
İNSANIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ KALMADI.
RÜŞVET VE YOLSUZLUK ALDI BAŞINI GİDİYOR.
İŞTE TÜM BU AHLAKİ ÇÖKÜNTÜ, BU İKTİDARIN ESERİ.
BU DURUM, MİLLETİN KADERİ DEĞİLDİR… OLMAYACAKTIR.
GENÇ PARTİ OLARAK BÜTÜN VARLIĞIMIZLA,
BÜTÜN BENLİĞİMİZLE,
MİLLETİN MENFAATLERİNİN BEKÇİSİ OLMAYA SONUNA KADAR
DEVAM EDECEĞİZ.
GENÇ PARTİNİN BİRİNCİ GÖREVİ, MİLLETİN MENFAATLERİNİN KORUYUCUSU VE KOLLAYICISI OLMAKTIR.
MİLLETİ TÜRKİYE`NİN BUNCA ZENGİNLİĞİ İÇERİSİNDE FAKİRLİKTEN, YOKSULLUKTAN KURTARMAKTIR.
BİZ HER ŞEYİ MİLLET İÇİN YAPARIZ.
MİLLET, DİNİ, DİLİ, MEZHEBİ NE OLURSA OLSUN BU MEMLEKETTE YAŞAYAN, ALLAH`IN BÜTÜN KULLARIDIR.
BİZİM MİLLET ANLAYIŞIMIZ BUDUR.
BU TOPRAKLARIN ÜZERİNDE YAŞAYAN HERKES,
BU TOPRAKLARIN NİMETLERİNDEN YARARLANMA
HAKKINA SAHİPTİR VE YARARLANACAKTIR.
BU MİLLET BUGÜN OLMASA DA YARIN GENÇ PARTİ İKTİDARINDA
BU BAŞARIYI VE BU MUTLULUĞU GÖRECEKTİR.
ANTALYA`DA BOYNUMA SARILIP AĞLAYAN ŞEHİT ANASINI
UNUTMAM MÜMKÜN DEĞİL!
AİLESİNDE 3 TANE ÇANAKKALE ŞEHİDİ BULUNAN BİR GÖÇMEN EVLADI OLARAK SÖZ VERİYORUM:
ŞEHİTLERİMİZİN HAKKINI KİMSEYE YEDİRTMEM.
ANKARA`DA HIÇKIRIKLARA BOĞULAN ANAYA
SÖZ VERİYORUM:
BU MİLLETİN EVLATLARI EĞİTİMSİZ BÜYÜMEYECEK,,
İŞSİZLİĞİN VE AÇLIĞIN PENÇESİNE TERKEDİLMİŞ
OLARAK YAŞAMAYACAKTIR.
BU MİLLET SAĞLIKTA, EĞİTİMDE, İŞ HAYATINDA ADALETLE
TANIŞACAKTIR.
ADALET SİYASETİN BASKISINDAN KURTARILACAKTIR.
TÜRKİYE`DE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ TEKRAR TESİS EDİLECEKTİR.
GENÇ PARTİ BU GELECEĞİN GARANTİSİDİR.
ÇÜNKÜ; MİLLETİN MENFAATLERİ ÜZERİNDEN
PAZARLIK YAPILAMAZ.
MİLLETİN MENFAATLERİNDEN FERAGAT İSTENEMEZ.
MİLLETİN MENFAATLERİ ERTELENEMEZ. BURADAN
TÜRK MİLLETİ ADINA SESLENİYORUM…
HEP BERABER SESLENELİM Mİ? UMUT İÇİN…
YARINLAR İÇİN…İNSANCA YAŞAMAK İÇİN…
ÇEKİLİN,
AÇIN TÜRKİYE`NİN ÖNÜNÜ…
DURDURAMAZSINIZ,
TÜRKİYE GELİYOR…!
SEVGİLİ ARKADAŞLAR İL VE İLÇE KONGRELERİMİZ BAŞLIYOR.
SİZLERDEN İSTEĞİM,HERKESİ KUCAKLAYIN.
PARTİMİZDE GÖREV ALMAK İSTEYEN HER İNSANIMIZA
İL VE İLÇE YÖNETİMLERİNDE GÖREV VERİN.
SİZİNLE BİRLİKTE ÇALIŞMAK İSTEYEN TÜM VATANDAŞLARIMIZA
SEVGİYLE, SAYGIYLA YAKLAŞIN. ONLARI KUCAKLAYIN
İNSANIMIZLA KENETLENİN.
TÜM İL VE İLÇE KONGRELERİMİZ HAYIRLI VE UĞURLU OLSUN.
TÜM İL VE İLÇE BAŞKANLARIMIZI YANIMA DAVET EDİYORUM.
HEPİNİZİ SEVGİYLE KUCAKLIYORUM.